“Ama Size O Kadar Para Kazandırıyoruz”

Bu, bir satış organizasyonuna üye olan kişinin doğrudan satış işine karşı yaklaşımını, hatta bütün bir düşünce biçimini özetleyen bir cümledir. Eğer bu sektörde kısa bir süre de olsa bulunduysanız, birilerinden mutlaka duymuşsunuzdur. Daha fenası, bu cümleyi işe yeni başlamış birisinden değil de epey süre geçirmiş birisinden duymaktır. “Hala anlamamış!” diye içinizden geçirirsiniz.

Bu kişiler, kataloglar, numuneler, eğitimler, sosyal organizasyonlar, seyahatler, kısacası satışlarına yardımcı olacak her şey kendilerine bedava verilsin isterler. Bununla da yetinmez, kendi ekiplerine eğitim verecekleri zaman seyahat, salon, ikram gibi harcamalarının da şirketçe karşılanmasını talep ederler. Bu listeyi daha uzatabilirim.

Şimdi bir durup, düşünelim. Bireyler için doğrudan satış nedir gerçekten? Şirketin ürünlerini son kullanıcılara tanıtıp satmak ve eğer sistem network marketing modeline dayalıysa da kendisinin yaptıklarını yapacak kişilerden oluşan bir ekip kurup yönetmek. Bir dakika, “iş” diye nitelendirdiğimiz herhangi bir “kazanç amaçlı” uğraşıdan farkı yok, öyle değil mi?

Dikkat ettiyseniz, yukarıdaki son cümlede “iş” ve “kazanç amaçlı” kavramları var. Bu ne anlama geliyor? Kişinin bir doğrudan satış organizasyonuna üye olmadaki amacı para kazanmaktır, yoksa o şirkete para kazandırmak değil! Bakmayın, kendisi de bilir bunu aslında. Siz hiç, “Falanca şirketin ekibine üye olacağım, çünkü ben o şirkete kazandırmayı çok istiyorum,” diyen bir üye adayı duydunuz mu?

Peki ne oluyor da o üye daha sonra “ama biz size para kazandırıyoruz”cuların saflarına katılıyor? Kendi başarısızlıklarına kılıf uydurmak istiyor, o kadar. Acı ama gerçek.

Daha da acı olanı, böyle bir yaklaşım içindekilerin kendilerini değiştirmedikçe hiç bir şey olamadıkları gerçeğidir. Bir şirketten diğerine geçer, orada da şikayetlerini sürdürür, oradan da aynı şeyleri yapmak üzere bir başka şirketin ekibine kaydolurlar. Geriye dönüp baktığınızda, o şirketlerin hiçbirinde anlamlı bir kariyer başarılarının olmadığını görürsünüz.

Doğrudan satış, bir mikro-girişimcilik modelidir. Şirketler de, stratejilerini bu kavrama sahip kişilerle çalışacak biçimde şekillendirirler. Siz yaptığınızı bir hobi olarak, bir sosyalleşme aracı olarak görmeyi tercih ediyor olabilirsiniz. Bu sizin seçiminizdir ama hobinizin masraflarını şirketinizin karşılamasını da beklememelisiniz, öyle değil mi?


Copyright © Doğrudan Satış Dünyası. Tüm hakları saklıdır.









Post to Twitter