Söyleşi: Kemal Kaya, Oriflame Türkiye Genel Müdürü

kemal.kayaBu hafta bu köşede Oriflame Türkiye Genel Müdürü Kemal Kaya’yı ağırlıyoruz. Bilmeyenler, sektöre sonradan katılanlar için bir bilgi: Kemal Kaya’nın kariyeri neredeyse Türkiye çok katlı pazarlama sektörüyle yaşıt ve bir o kadar da etkileyicidir. Ağustos 1993’te Teslim Merkezi Sorumlusu olarak girdiği Oriflame’de sırasıyla Bölge Satış Müdürü, Satış Müdürü ve Satış Direktörü görevlerinde bulundu.

Kemal Kaya, Mart 2011’den bu yana Oriflame Türkiye’nin Genel Müdürlüğünü yürütüyor, Haziran 2014′ten beri de Doğrudan Satış Derneği‘nin Başkanlığını yapıyor.

Senin en son görüşlerini aldığımız günden bu yana tam iki yıl geçti. Önce başında olduğun Oriflame’i sorayım: Neler oldu, neler değişti Oriflame Türkiye’de son iki yıl içinde?

Geride bıraktığımız son iki yıl bizim için oldukça güzel geçti, hedeflerimizi gerçekleştirmiş olmamızın yanısıra Oriflame Türkiye’nin büyüme hızını daha da artıracak çok önemli adımlar attık.

Oriflame olarak Türkiye’nin potansiyeline çok inanıyoruz ve Türkiye’ye yatırım yapmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede geçtiğimiz sene şirketimizin vitrini olan kataloglarımızın Türkiye’de hazırlanması kararı alındı. Böylelikle sadece Türkiye’deki müşterilerimizin beklentilerine göre hazırlanan “yerel kataloglarımız” ile yüksek kalite beklentisinden taviz vermeyen, ulaşılabilir lüksü talep eden tüketicimize çok daha yakın olabiliyoruz. Bu yakınlık sadece müşterilerimizin en çok beğendiği renklerin, kokuların, ürünlerin kataloglarımızda yer almasıyla kalmıyor, görsel olarak da daha bizden hissettiğimiz bir sunumu içeriyor.

Öte yandan çok gurur duyduğumuz bir başarı da yaşandı bu yılın başında. Sizin de bildiğiniz gibi tüm Oriflame ülkelerindeki milyonlarca Satış Danışmanı arasında en başarılı danışmanların yer aldığı Global Top 15 listesinde daha önce Türkiye’den iki isim vardı: Özgül Cingil ve Özden Gül Eski…

Ocak ayında Güney Afrika, Cape Town’daki Elmas Direktörler Konferansında Emine Saraç’ın da bu listeye girdiği duyuruldu. 60’dan fazla ülkede faaliyet gösteren bir şirketin en başarılı üç isminin Türkiye’den olması hem Oriflame Türkiye çalışanları hem de Türkiye vatandaşları olarak bizi çok gururlandırdı.

Kısaca son iki yıl tüketicimize daha da yakınlaştığımız, başarılı sonuçlara imza attığımız ve daha fazla kişinin hayallerine ulaşmasına imkan sağladığımız güzel bir dönem oldu.

Sen halen doğrudan satış sektöründeki Genel Müdürler içinde sektör deneyimi en fazla olanısın. Sektörün Türkiye’deki gelişimi hakkında, son iki yılı da ekleyerek neler söylersin? Olumlu yönde neler oldu ve oluyor, daha olmasını arzuladığın neler var?

Doğrudan satışın sunduğu iş fırsatı daha fazla kişi tarafından benimsenmeye devam ediyor. Esnek saatlerde, bir arada olmaktan keyif aldığınız tanıdıklarınızla çalışarak, kişisel gelişim ve güzel kazanç sağlayabildiğiniz bu iş modelinin saygınlığı da artarak büyüyor.

Öte yandan tüketicimizin de kendi tercih ettiği zaman diliminde, kendi tercih ettiği yerde, arkadaşlarıyla sohbet ederken alışveriş yapabilmenin konforunu keşfettiğini açıkça söyleyebiliriz.

Son 20 yılda doğrudan satış Türkiye’de çok büyük gelişme kaydetti ve doğrudan satış şirketlerinin sayısı artmaya devam ediyor.

Son zamanlardaki olumlu gelişme olarak kısa zaman önce yayımlanan yeni Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’u söyleyebilirim. Piramit düzenleri açıkça yasaklayan bu yasanın doğrudan satışın ivmelendiği bu dönemde çıkmış olmasının sektörün büyümesine çok olumlu katkısı olacağına inanıyorum.

Birkaç ay önce katıldığım bir toplantıda Amerika’daki yetişkin nüfusun üçte ikisinin bir doğrudan satıcıdan alışveriş yapmış olduğunu dinlemiştim. Türkiye’deki doğrudan satıcıların da bu rakamlara ulaşması çok gecikmemeli diye düşünüyorum, doğrudan satışta olmasını arzuladığım neler var sorunuza böyle cevap vermiş olayım.

Geçtiğimiz Haziran ayında sektörün çatı organizasyonu diyebileceğimiz Doğrudan Satış Derneği’nin Başkanlığı’nı üstlendin. Üç yıl boyunca da bu görevi yürüteceksin. Yeni yönetim olarak planlarınızda, hedeflerinizde neler var bizlerle paylaşabileceğin?

Kurucu üyelerinden birisi olduğunuz için sizin de çok iyi bildiğiniz gibi derneğimizin amacı, ülkemizde doğrudan satışın geliştirilmesidir.

Bizden önceki tüm yönetimlerin yaptığı gibi yeni yönetim olarak bizler de bu amaçla sektör içinde en üst düzeyde iş ahlakı prensiplerinin gelişmesine katkı sağlayıp korumak ve hem tüketicilerimizin hem de doğrudan satışın kazanç fırsatını değerlendirmek isteyenlerin doğrudan satış konusundaki bilgisini artırmak için çalışmalar yürütmeyi planlıyoruz.

dogrudan.satis.dernegiElbette derneğimizin üye sayısının artması da hedeflerimiz içinde yer alıyor, üye sayımızda belirgin bir artış oluşturmadan başkanlık görevini devretmiş olmayı en azından kendi adıma başarısızlık olarak değerlendireceğimi paylaşmak isterim. O yüzden yasalara uyumlu çalışan, müşterilerin memnuniyetine önem veren ve doğrudan satıcılarının düzenlemelere uyumunu gözlemleyen tüm doğrudan satış şirketlerini derneğimize üye olmaya davet ediyoruz.

Son birkaç yıldır doğrudan satış şirketleri dijital dünyanın olanaklarına giderek daha çok yaklaşmakta. Bazı doğrudan satış şirketleri ve en yakın zamanda da büyüklerden Avon, “sosyal alışveriş” kavramını kullanmaya başladı. Doğrudan satışın dijitalleşmesi konusundaki düşüncelerini alabilir miyim?

Dijitalleşme hayatımızın her alanında bir şekilde yer alıyor, doğrudan satışın kendisini bu olgudan soyutlaması hiç bir şekilde gerçekçi değil tam tersine doğrudan satışın bu gelişimin tam içinde olduğunu ve bundan en büyük faydayı sağlayan sektör olacağını düşünüyorum. Bahsettiğim fayda dijitalleşmenin günlük operasyonlara veya bilgiye ulaşmaya getirdiği kolaylıklar değil, bunlar zaten oluyor ve olmaya devam edecek.

Kastettiğim fayda iki mutlak gerçeklikle birlikte açıklanabilir:

Birincisi, bir ürünü satın almak kararımızda yakın bir arkadaşımızın kullandığı o ürünle ilgili tecrübesinin önemi. O ürünle ilgili dijital dünyada ne kadar çok kullanıcı yorumu olursa olsun hiç bir yorumun bir tanıdığımızın yorumundan daha kuvvetli olamayacağını düşünüyorum ki bu tanıdığımız sosyal medyadaki bir tanıdığımız da olabilir

İkincisi de müşteri olarak hepimizin kendimize özel tavsiye ve hizmet almak isteğimiz.

Dijital dünya, ziyaret ettiğimiz web sitelerinden, kredi kartı harcamalarımıza, arama motorlarında yaptığımız aramalardan incelediğimiz ürünlere kadar birçok şeyi değerlendirip profilimizi anlamaya, bizi tanımaya ve bize özel hizmet ve tavsiyeler yaratmaya çalışabilir ama bizi asla bir arkadaşımız olan doğrudan satıcımız kadar yakından tanıyamayacaktır.

Sosyal medya ve doğrudan satış içiçe geçmiş, birbirini tamamlayan ve geliştiren olgular.

Sektörde namusuyla iş yapan şirketlerin ve doğrudan satışçıların üzerinde hep bir kara gölge gibi duran piramit düzenlerden, saadet zincirlerinden söz etmemek olmaz. Bu sektöre henüz adım atmakta olanlara, dikkatli olmaları adına ne önerirsin?

Doğrudan satış, sermaye gerektirmeyen, risk içermeyen bir iştir. Sektöre yeni başlayacaklara alacakları tüm kararları bu cümlenin süzgecinden geçirerek almalarını tavsiye ederim çünkü herşey bu cümlenin içerisinde saklı.

Kısaca sıralamam gerekirse de yüksek olmayan bir giriş ücreti, ürün iade seçeneği ve tüketiciye ürün satışını hedeflemiş bir şirket, doğrudan satıcının olmazsa olmazlarıdır diyebilirim.

Çok teşekkür ederim Kemal. Son vermeden önce başka herhangi bir not, bir mesaj?

Doğrudan satış, insanların hayatında olumlu yönde değişiklikler yaratır. Bu yüzden doğrudan satışın geliştirilmesini bir sosyal sorumluluk olarak görüyor ve bu yönde katkı sağlayan herkese saygı duyuyorum.

Size de hem bu keyifli söyleşi hem de sektöre yaptığınız ve yapmakta olduğunuz değerli katkılar için teşekkür ederim.


Copyright © Doğrudan Satış Dünyası. Tüm hakları saklıdır.









Post to Twitter